
Temiz internet adında bir kampanya yürütülüyor Türk Telekom tarafından, hükümetin ve bizzat başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın destekleriyle. Tanım itibariyle gayet sevimli, mantıklı, akıllıca bir projeymiş gibi görünse de içeriği sebebiyle Telekom tarafından mimlendiği bilinen bir çok site konuya tedirgin yaklaşıyor.
İnternetin gün aşırı ve normal olarak kontrol dışı büyüyen bir kaynak olduğu ortada. Bunun üzerinde çok da durmaya gerek yok, iyisiyle, kötüsüyle koca bir alemdir internet. Faydalı içeriği kadar da zararlı içeriği vardır.
Diğer tarafta ise sansür var. Bu olay tam bir "iki ucu b.klu değnek", bu değneğin ucundan tutanlar da niyetleri ne olursa olsun eleştirilmeye mahkûmlar. Gelişmiş ülkeler sansüre sıcak bakmıyorlar, hâttâ artık tartışılmayan, gündem dışı bir madde. Bizde ise patlamaya hazır bomba durumunda. Çünkü bizim yöneticilerimiz herhangi bir olayın kaynağına inmekle ilgilenmezler, bunun yerine direkt olarak ceza kesilir, olay rafa kaldırılır ve aynı hikaye tekrar tekrar yaşanır durur. Bugüne kadar en çok da televizyon sayesinde haşır neşir olduk sansürle, saçma sapan sabah programlarının, gizli kameralı yarışmaların arkası da aynı sansür politikası yüzünden kesilmek bilmedi. Çünkü bütün bu sorunların kaynağına inip kökten temizlemektense, göz boyamaktan öte bir şey olmayan kanal kapatmaya gidildi. Aynı programlar, aynı rezillikleri bir gün arayla verdiler. Topu topu tv çalışanları bir gün izin yapmış oldu. Ha bir de, televizyon başında hipnotize olan kemikleşmiş ev hanımı kitlesi bir günlüğüne başka bir kanalı izlemek zorunda kaldı.
Biz biliyoruz ki, hükümetlerimizin icraatleri, vaad ettikleri gibi olmuyor. Genellikle kendilerine sakladıkları hedeflerine ulaşma amacı güdüyorlar. Bu sansür işi de bundan ibarettir. Ne olacak, iki tane memur oturacak sistemin başına, gelen direktifler doğrultusunda birer birer engelleyecekler siteleri. Siz bir sitenin adresini yazdığınızda, "Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir" şeklinde bir yazıyla karşılaşacaksınız ve bu çözüm olmayacak. Çünkü efendim bugün bir internet adresi almanın ücreti 8-10 ytl ve sitesi kapatılan kimse bu masraftan kaçınmaz. Zaten mantık olarak bu olayın piyasadan kaset-cd, kitap toplatmaktan bir farkı yok. Polisler, zabıtalar korsan cd satışını engelle-yebil-diler mi? Hayır. Bu olayların yankıları bir şekilde basında yer alacak ve tabiri caizse, internet ortamında kan gövdeyi götürecek. Çözüm bulunamamış, kaos körüklenmiş olacak.
Belarus, Burma, Çin, Küba, İran, Libya, Maldivler, Nepal, Kuzey Kore, S. Arabistan, Suriye, Tunus, Türkmenistan, Özbekistan ve Vietnam hali hazırda internette sansür uygulayan ülkeler. Bunların hepsinin ortak özellikleri gelişmemiş ülkeler olmaları. Bunun yanında interneti en çok kullanan ülkeler -ki refah düzeyleri de en yüksek olan ülkeler bunlar- İskandinav ülkeleri ve böyle şeylere tenezzül etmiyorlar. Bunların bir şeyler anlatması lazım bize.
Evet, internette bomba yapımından tutun da, çocuk pornosuna kadar iğrençlikte sınır tanımayan içerikler mevcuttur. Ama insanlara zorla at gözlüğü taktırmak olmamalı çözüm. Örneğin pedofili, üzerinde oturup düşünülesi bir şey değil, bu içeriğe yer veren, bu içeriği yayımlayanlar her kimse, bunlar ele geçirilmelidir, siteleri kapatıp arkaya yaslanmak ne çeşit bir çözümdür ki hiç bir gelişmiş ülke uygulamıyor?
İnsanları korkutan da, sansürlenen içeriğin muhalif siyasi kaynaklara ait olması ya da denetleyici kişi ya da kuruluşların çok çeşitli sebeplerden memnun kalmamasıdır. Öyle de olur zaten, deri koltuğundaki beyefendi "ne bu böyle? kapatın bunu" der, olay biter. Devenin nalı...