Futbolla ilgilenen arkadaşlar için eşi zor bulunur bir site. Harika bir bilgi birikimine sahip, kalemi güçlü, anlatımı samimi bir yazardan, müthiş bir blog. Avrupa ve dünya futbolunda olan bitenler, gelişmelerin perde arkası, transfer dedikoduları vs. futbolla ilgili her şey burada. Öyle ki, açıp okumaya başlıyorsunuz, o arada zaman/mekan kavramınız kayboluyor... Benim gibi uyuşuk da değil, hemen her gün yazıyor. Takımınız, futbol anlayışınız ne olursa olsun, bu blogu sevecek ve takip edeceksiniz. Championship Manager ve Football Manager sevenler bilirler, "cm diyorsa doğrudur" tabiri vardır. Ama şunu belirteyim, Aceto CM Scout'larına 5 basar, dolayısıyla bir adamın potansiyeli yüksek diyorsa, haklıdır!
Yürüyedur Aceto, takipçiniz...

Psikoakustik adında bir bilim dalı var. Ana hatlarıyla işitme sistemimizi, beynimizin sesleri algılaması ve yorumlamasını inceleyen bir bilimdir bu. Bilinçli olarak geliştirilen özellikler olmadığından, duyularımızın işleyişiyle pek ilgilenmeyiz biz. Neyi, nasıl duyuyoruz, neleri duymuyoruz gibi konular pek ilgimizi çekmez, tabii takvim yaprağının arkasında yazmıyorsa! İşte bu bilim dalı bu tür konulara da açıklık getiriyor. Mesela bilindiği üzre vücudun en önemli ve olağanüstü organı olan beyin, değişik durumlara ilginç tepkiler veriyor. Aşağıda vereceğim linkte de, çok kral abiler, çok güzel bir sistem yapmışlar. Takıyorsun kulaklığını, kapıyorsun gözlerini, dinliyorsun. Kendini berber koltuğunda hissediyorsun. Sesin ne taraftan geldiğini, ne sesi olduğunu, ne kadar yakından, ne kadar uzaktan, hangi duygularla söylendiğini ve daha bir çok şeyi anlıyorsun. Her şey bittiğinde gerçekten saçını kestirmiş gibi oluyorsun! Süper ilginç bir sistem, herkesin denemesi tavsiye edilir!
Ayrıca bu adresten de farklı örnek ve uygulamalara erişilebilinir;

Aynen öyle, dahi anlamındaki "de" eki ayrı yazılır. Özellikle yazı dilinde bilinçsiz kullanılan Türkçemizin en temel, en önemli kurallarından biridir bu ve okuduğuna dikkat eden bir insanın gözünden kaçması imkânsızdır. Yine yazılı ve görsel medyayı biraz olsun takip edenler de bilirler ki, "de" ekinin hatalı kullanımına oldukça sık rastlarız. Bunun da ötesinde, özellikle internet ortamında, Türkçeyi iyice berbat kullanıyoruz. Neden? Neden "v" harfi yerine "w" harfi kullanılır, neden "yapıyorum" denmez de "yapıorm" ya da "yapıom" denir. Bu şekilde kullanan herkesin kendine göre sebepleri var elbet. Az zamanda daha çok şey başarmaktan tutun da, eğlenceye değin bir çok farklı cevap elde edilebiliyor. Ben şahsen "yazık" diyorum! Daha olayın artılarını, eksilerini düşünmeden muhalefet etmek isteyenler, bu konuda tekdüze, kuralcı, yeni yaklaşımlara izin vermeyen hâttâ faşist bir duruş sergilediğimizi düşünebilir, iddia edebilirler. Fakat dilin kullanımına "özen gösteren" bizler biliyoruz ki insanlar konuşarak, okuyarak anlaşırlar. Bizim coğrafyamızda da Türkçe kullanılıyor. Bu durumda daha iyi anlaşabilmek için en basit çözüm, dili daha iyi kullanabilmekten geçiyor.
Burada kimseyi yargılamak değil amacım. Zaten ben de dil uzmanı değilim, yukarıda da belirttiğim gibi sadece "özen gösterenlerdenim". Sizleri de davet ediyorum, bu site küçük, basit ve faydalı bir sitedir, keyfine varın!